Kategoriler
Genel

İşlenmiş Meyveler, Sebzeler, Kuru Yemişlerin İhracatında Avrupa Pazarına Girmek

İşlenmiş Meyveler, Sebzeler ve Kuru Yemişlerin İhracatında Avrupa Pazarına Girmek

Gelişmekte olan ülkelerin ihracatçıları, işlenmiş meyveler, sebzeler ve kuru yemişlerin ihracatında Avrupa pazarına girmek konusuna odaklandıklarında çok ilginç fırsatların olduğunu göreceklerdir. Avrupa’da çevresel konular, atık azaltma, sürdürülebilirlik, şeffaflık, gıda güvenliği büyük önem kazanmıştır. Tüketici eğilimleri gıda güvenliği yüksek, sağlıklı diyet ürünlere yönelmiştir. Sürdürülebilir üretime yatırım yapan Avrupalı ithalatçılarla ortaklıklar kuran ihracatçılar için büyük fırsatlar vardır. Bir önceki Tahıl, Bakliyat, Yağlı Tohumlar İhracatında Avrupa Pazarına Girmek  konulu yazımızda da benzer eğilimlerden bahsetmiştik.

Avrupa Pazarında İşlenmiş Meyveler, Sebzeler ve Kuru Yemişler konusundaki Talep Durumu

Almanya, Hollanda, Fransa ve İngiltere en iyi fırsatları sunmaktadır. COVID19 talebi düşürmemiştir fakat farklı pazar kanalları üzerinde etkili olmuştur. Özellikle kaju, dondurulmuş meyveler (kırmızı orman meyveleri), konserve edilmiş tropikal meyveler, yer fıstığı, tropikal meyve suları ve püreleri potansiyeli yüksek ürünler arasına girmiştir.

Avrupa, işlenmiş meyveler, sebzeler ve kuru yemiş konusunda dünyanın en büyük ithalatçısıdır. Global tedarikçiler ürünlerinin  %40’ından fazlasına Avrupa’ya gönderir, Avrupa ithalatının aşağı yukarı %30’unu da gelişmekte olan ülkelerden yapar ve AB içindeki ülkelere de re-export yapar. Gelecek beş yılda ise bazı ürün gruplarının ithalatında her yıl %2-%3 civarı bir yükseliş beklenmektedir. Sağlıklı atıştırmalıklar, dondurulmuş meyvelerdeki ithalat artışının daha fazla olması beklenirken, meyve sularındaki talep artışı şeker tüketiminin azalmasıyla birlikte daha az olma eğilimindedir.

İşlenmiş meyve ve sebzede sektörlere göre Avrupa ithalat miktarları

 

Grafikte görüldüğü üzere, meyve ve sebze suları Avrupa ithalatının %31’i ile en büyük paya sahiptir, konserve meyve ve sebzelerse %29 ile yakın takipçisidir. Üçüncü en büyük paya sahip ürün grubu %20 ile dondurulmuş meyve ve sebzeler, kuru yemişler %12, kurutulmuş meyve ve sebzeler %5, reçel, marmelat, jöle ve püreler %3 ile diğerlerini takip etmektedirler. Endüstrideki uzmanlar, Avrupa’nın işlenmiş meyve ve sebze ithalatının gelecek yıllarda daha da fazla artacağını öngörmektedirler.

Covid19’un Tüketimdeki Pozitif Etkisi

İşlenmiş meye ve sebzelerin de dahil olduğu raf ömrü uzun ürünlere olan talep bir önceki yılın aynı dönemine göre çok daha yüksek olmuştur. Raf ömrü uzun ürünlere olan talebin  yükselişi sürpriz olmuş, taze ürün satıcıları pek çok sipariş iptali almıştır. Bağışıklık arttıracağı düşünülen kaju, kuru yemişler ile vitamin, mineral içeren meyve suları, zencefil sularına talep artmıştır. Bu ürün gruplarında Online perakende siparişler %10 ile %15 civarı artmıştır.

Avrupa İşlenmiş Meyve ve Sebzelerde Kendine Yeten Bir Bölge Değildir

Avrupa, tropikal ve yarı tropikal meyve ve sebze üretimine uygun iklim koşullarına sahip değildir. Avrupa’nın birkaç çeşit işlenmiş meyve sebze üretimi vardır.  En güçlü ithalata bağımlı olduğu ürünler kuru meyve ve kuru yemişlerdir ki yerel üretimin tüketimdeki payı %10’u geçmez.

Tablo 1: Avrupa’nın en fazla ürettiği meyve ve sebzelerdeki Ticaret dengesi

ÜrünLider Avrupalı üreticiler2019 İthalat miktarı (bin ton)Avrupalı olmayan lider Tedarikçiler2019 İhracat miktarı (bin ton)Ticaret Dengesi
Konsantre elma suyuPolonya643Çin, Moldova, Ukrayna, Türkiye, Sırbistan627-16
Konserve armutİtalya, İspanya82Çin, Güney Afrika, Arjantin55-27
Domates püresiİtalya, İspanya, Portekiz1188Çin, United States, Ukrayna1577389
Bütün veya parça domates konservesiİtalya1121Türkiye1707586
Konserve şeftali ve nektarinYunanistan245Güney Afrika, Çin381136
Konserve kayısıYunanistan, İspanya86Fas, Güney Afrika, Çin67-19
Konserve fasulye ve bakliyatİtalya667Kenya, Lübnan, Türkiye828161
Sofralık zeytinİspanya, Yunanistan, İtalya520Fas, Türkiye, Mısır797277
Dondurulmuş sebzelerBelçika3412Çin3546134
Dondurulmuş orman meyveleriPolonya717Sırbistan, Mısır, Fas433-284
Dondurulmuş vişneMacaristan, Polonya92Sırbistan91-1
Kuru eriklerFransa69ABD, Şili, Arjantin39-30
Fındıkİtalya200Türkiye54-146
CevizFransa217ABD, Şili73-144

Gelişmekte olan ülkelerdeki yeni tedarikçilerin, rekabetin çok yüksek olduğu bu alanda rakiplerinden farklı eşsiz teklifler ve ürünlerle pazara girmesi mümkün olabilir.

Başarılı Tedarikçilerde Brezilya ve Türkiye Başı Çekiyor

Brezilya,  işlenmiş meyve ve sebzede miktarsal olarak, özellikle büyük miktarlardaki portakal suyu ihracatı nedeniyle,  lider  tedarikçidir.  İkinci lider tedarikçi olarak da fındık, fındık ezmesi, kuru üzüm ve kuru kayısı gibi ürünleriyle Türkiye gelmektedir.

İşlenmiş meyve ve sebzede Avrupaya ürün sağlayan lider tedarikçiler

işlenmiş meyveler, sebzeler ve kuru yemişlerin ihracatında Avrupa pazarına girmek ve  AB pazarında başarılı olmak için lider tedarikçilerin tekliflerini sürekli izlemek ve kendinizi karşılaştırmak durumundasınız. Aynı ürünlerde rekabetin zor olacağını bilerek kendi benzersiz teklifinizi ve ürününüzü oluşturun.

Tablo 2:  İşlenmiş meyve ve sebzede Avrupaya en fazla satış yapan  gelişmekte olan ülke tedarikçileri

Ürün grubuAvrupaya en fazla ihracat yapan ilk 5 ülkeHer ürün grubundaki en fazla ihracat yapılan ürünler
Konserve meyve ve sebzelerÇinKonserve domates püresi
TürkiyeKonserve ananas
PeruSofralık zeytin
HindistanKonserve kuşkonmaz
TaylandSalatalık turşusu
Konserve palmiye kalbi
Kuru meyve ve sebzelerTürkiyeKuru üzümler
ÇinKuru kayısılar
ŞiliKuru mantarlar
TunusKuru sebzeler
Güney AfrikaHurmalar
FilipinlerKurutulmuş Hindistan cevizi
Kurutulmuş mango
Dondurulmuş meyve ve sebzelerSırbistanDondurulmuş ahududu
ÇinDondurulmuş çilek
MısırDondurulmuş böğürtlen
FasDondurulmuş mantar
Ukrayna
Meyve ve sebze sularıBrezilyaPortakal suyu
TürkiyeElma suyu
Costa RicaAnanas suyu
ArjantinNar suyu
MeksikaVişne suyu
Tekli narenciye suyu
Tropikal meyve suları ve püreleri
Reçeller, ezmeler ve pürelerTürkiyeFındık ezmesi
SırbistanOrman meyveleri püresi
HindistanElma püresi
Güney AfrikaErik püresi
ŞiliMango püresi
Kuru yemişlerTürkiyeBademler
VietnamCevizler
ArjantinFındıklar
HindistanAntep fıstıkları
ÇinKaju
Yer fıstığı
Çam fıstığı

İşlenmiş Kuru Meyve Ve Sebze Pazarında Avrupa’da Alıcılar Bulmanın 9 ipucu

E-ticaretin asıl ana konusu olan alıcı bulmanın 9 ipucunu incelemeden önce, yeni tedarikçilere önerilen otantik olmak, benzersiz teklifler hazırlamakla ilgili 7 ipucunu içeren bölümün incelenmesi faydalı olacaktır.

İşlenmiş kuru meyve ve sebze pazarı, Avrupa gıda sektörünün en büyük pazarlarından birisidir ve 40 milyar Euro tutarında bir ithalat değeri vardır. Potansiyel alıcılarınıza yaklaşmanın, kendinizi tanıtmanın, marka ve firmanızın akıllarında yer etmesini sağlamanın yolları 9 adımda açıklanmış.

1.    Alıcı aramaya başlamadan önce kendinizi ve teklifinizi tanımlayın

Birincil olarak ürününüzü ölçülebilir değerlerle tanımlayın;

  • Ürünün tam tanımı
  • Tam kalitesi
  • Tam miktarı
  • İlgili teknolojisi
  • Sertifikaları
  • Fiyatları
  • Teslim koşulları

İkincil olarak;

Benzersiz bir satış teklifi oluşturun, yani alıcılarınıza teklifinizin diğerlerinden neden farklı ve benzersiz olduğunu gösterin. Ürün, işleme, marka konusundaki temel yetkinliklerinizi açıkça belirtin.

Bu iki adım doğru alıcılara yönelmenizi sağlayacak ve zaman kazandıracaktır.

Firmanızı ve teklifinizi tanımlarken birkaç ipucu

  1. Teklifinizde kesin olun, sağlayamayacağınız ürünlere yönelmeyin.
  2. Ürün tanımınızda kesin olun, gıda ürünleri için hazırlanmış ürün tanıtım şablonunu kullanabilirsiniz. Tanımlarınızda uluslar arası kabul görmüş standartları kullanın; Gıda kodeksi için, CODEX ALIMENTARIUS ve UNECE STANDARTS FOR DRIED FRUITS AND VEGETABLES AND EDIBLE NUTS
  3. Nasıl benzersiz bir teklif hazırlanır yazısını dikkate alarak yararlanabilirsiniz.

2.    Alıcılarınızı anlamak için iyi bir Pazar araştırması yapın

Kısmen çevirisini yaptığımız, CBI tarafından hazırlanmış bu çalışma,  EU Trade Helpdesk and TradeMap pazar araştırması  için oldukça zengin kaynaklardır. İleri Google arama teknikleri ile de aramalarınızı daraltabilirsiniz.

3.    Teklifinize en çok uyan alıcı tipini seçin

İşlenmiş meyve ve sebze ithalatçıları çeşitli kriterlere göre kategorize edilebilir, ithalatçılar bu kategorilerden bir kaçında birden yer alabilir;

a. Önde gelen ihracatçılarla uzun süreli iş ilişkisi kurmak isteyen ithalatçılar,

Kendi alıcılarını ve bağlantılarını kaybetmemek için yeni alıcılarla çalışmayı tercih etmeyebilirler.

b. Piyasayı domine eden ülkelere bağımlılığı azaltmak için sürekli yeni tedarikçiler arayan ithalatçılar,

Bu tür ithalatçılar daha iyi bir fiyat ve kalite bulduklarında farklı bir alıcıyla kolaylıkla çalışabilirler.

c. Belli bir ürüne odaklanmış ithalatçılar,

Örneğin sadece dondurulmuş ürün alanlar ya da sadece perakende sektöre çalışan ithalatçılar vardır. Rekabet durumu, piyasa, ürünlere ve pazardaki gelişmelere daha çok hakim olmak mümkündür.

d. İşlenmekte olan ürüne katkı malzemesi  satın alan ithalatçılar,

Firmaların bir kısmı işlenmiş meyve ve sebzeleri katkı malzemesi olarak Avrupalı ithalatçılardan temin etmeyi tercih ederler. Bazı firmalar da doğrudan ithal ederler (örneğin meyve suyu üretiminde kullanılan konsantreler ve püreler). Ürünleri ithal edip değiştirmeden yeniden satan tüccarlar da vardır. Tüccarlar ve toptancılar tedarikçiler için iyi seçeneklerdir.

e. Pazar  segmenti uzmanlığı,

Bazı firmalar paketleme yapma donanınımına sahiptirler ve kendi etiketleriyle veya özel etiketlerle ürünleri paketleyip doğrudan perakendecilere satabilirler. Bazı firmalar da oteller, restoranlar, catering firmaları, organizasyonlara ürün sağlama konusunda uzmanlaşmıştır. Bu tip firmalar daha iyi seçeneklerdir çünkü gelişmekte olan ülkelerin tedarikçileri doğrudan perakende sektörüne yönelmeye çalıştıklarında düşük fiyat, yüksek kalite ve sertifika zorunlulukları gibi konularda büyük baskılar yaşarlar.

f. Niş Pazar tedarikçileri,

Bu tip ithalatçılar organik ürünler ve sürdürülebilir ürünleri kapsayan niş ürün tedarikçileriyle çalışır. Büyük miktar ve düşük fiyat baskısından uzak durmak isteyen tedarikçiler için en uygun ithalatçılardır. Fakat bazı pazarların (örneğin “Demeter” sertifikalı ürünler) çok sınırlı ve tedarikçiler için bir çeşit görünmez tehlike olduğunu da unutmamak gerekir.

4.    Potansiyel alıcılarınızın sizi internette bulmasına yardımcı olun

Teklifinizi tanımladıktan ve alıcılarınızın ihtiyaçlarını belirledikten sonra, benzersiz satış teklifinizi internette görünür yapmanın zamanıdır. En iyi başlangıç iyi bir web sitesi hazırlamaktır. Ana sayfanızda ürünlerinizi öne çıkaracak güçlü mesajlar, videolar, ilginç içeriklerle alıcıları kendinize çekebilirsiniz.  Başarılı bir online tanıtım yapan Belçikalı dondurulmuş sebze firması  ARDO ‘yu örnek gösterebiliriz.

Bir web sitesi oluşturduktan sonra arama motoru optimizasyonu gerekecektir. Avrupalı alıcılar çoğunlukla google’da ürün isminin yanına “exporter”, “producer”, “supplier” yazarak ararlar ve bazen de menşeini eklerler, örneğin ““cashew nuts producer Ivory Coast” gibi. Bu tür aramalarda ilk sıralarda görünmek çok önemlidir. Ek olarak sosyal medya mutlaka kullanılmalı ve güncel paylaşımlar yapılmalıdır, en önemli platformlar; Linkedin, Facebook, Twitter, Youtube, Instagram’dır.

5.    Alıcılarınızla yüz yüze gelmek için ticari fuarlara ve sektörel etkinliklere katılın

İşlenmiş Meyveler Sebzeler ve Kuru Yemişlerin İhracatında Avrupa Pazarına Girmek istiyorsanız ticari fuarlar katılın. Fuarlara katılmadan önce fuar katılımcılarının listelerini çalışın, size uygun firmalarla iletişim kurun ve randevular alın. Aynı şekilde çeşitli uluslar arası etkinlik ve organizasyonlarda bulunun.  Maliyeti hayli yüksek olabilecek bu tür katılımların işinize yarayıp yaramayacağını önceden yapacağınız katılımcı çalışmalarıyla ve iletişimleriyle tespit edebilirsiniz. İşlenmiş kuru meyve ve sebze konusunda önde  gelen fuarların listeleri aşağıdadır;

  • Anuga  – Gıda ve içecek konusunda dünyanın en büyük fuarıdır. Almanya’nın Köln şehrinde iki yılda bir düzenlenir.
  • SIAL–  İki yılda bir Fransa Paris’te düzenlenir. Anuga ile benzer sektörleri içerir, dünya pavyonları ve organik gıdalar da vardır. Fransa odaklıdır.
  • Food Ingredients Europe – Daha küçük çapta bir fuardır, gıda sektörüne satılabilecek katkı malzemeleri, ham maddeler ve yarı bitmiş ürünleri içerir. Her sene Avrupa’nın farklı bir kentinde yapılır.
  • Biofach– Sertifikalı organik ürünler fuarıdır,  böylesine özel bir niş ürünler fuarı için şaşırtıcı derecede büyüktür. Aynı zamanda global organik sektöründeki gelişmeleri konu alan yıllık bir konferansı da içerir.
  • Natural & Organic Products Europe– Natural ve organik ürünler satanlar için nispeten küçük bir fuar olsa da iyi fırsatlar sunabilir. Her yıl Londra’da yapılır.
  • ISM Sweets & Snacks – Dünyanın önde gelen tatlı ve atıştırmalık fuarıdır. Üç yılda bir Almanya’nın Köln şehrinde yapılır. Özellikle kuru meyve ve kuru yemiş tedarikçileriyle çok ilgilidir.
  • PLMA–  Özel etiketli ürün imalatçıları için dünyanın önde gelen bir ticari fuarıdır. Her yıl Hollanda’nın Amsterdam şehrinde düzenlenir. Avrupa’nın perakende zincirlerine ürün satmayı hedefleyen tedarikçilerle çok ilgilidir. Tedarikçilerin gıda güvenlik sertifikaları ile perakende için diğer gereklilikleri yerine getirmeleri ve özel etiket ve paketleme için gerekli donanıma sahip olmaları gerekir.

Bu fuarların katılımcı listelerinden potansiyel alıcı listeleri oluşturabilir, gerekli iletişimleri sağlayabilirsiniz.

 

6.    İşlenmiş meyve ve sebze birliklerinin üyelerinden potansiyel alıcılar bulun

En önemli işlenmiş meyve ve sebze birlikleri aşağıdadır, üye listelerinde yararlanarak potansiyel alıcılarınıza ulaşabileceğiniz gibi üyelik koşullarını da araştırarak üyelikler yapabilirsiniz.

Önde gelen Avrupa pazarlarını temsil eden en büyük işlenmiş meyve ve sebze birlikleri;

7.    Şirket veri tabanlarını kullanarak bir ilk liste oluşturun

En popüler firma veri tabanı listeleri aşağıdadır. Aşağıdaki dünyaca ünlü ve en eski üç rehber siteye firmanızı kayıt ettirmeniz de çok yararlı olacaktır, ayrıca İngilizce olarak yaptığınız  aramaları, “dried fruit”, “dried fruit importers”, “dried fruit wholesalers”, “fruit and vegetable juices”,  yanlarına yine manufacturer, agent, distributer, wholesaler yazabilir veya filitreleyebilirsiniz.

Sektöre özel rehber siteler ve pazaryerleri de oldukça önemlidir, hem bu mecralarda uygunsa yer almak hem de kayıtlı firmalardan potansiyel alıcılar keşfetmek mümkündür;

  • Organic-Bio – Organik ürün satan ve alan firmalar rehberidir.
  • Frozen B2B– Dondurulmuş ürünler için online pazaryeridir.
  • GreenTrade – Greentrade alıcı rehberidir. Aynı zamanda alım ilanları da yayınlanan bir online pazaryeridir.

Alıcı rehberleriyle çalışma konusunda birkaç ipucu

  • Bir firma listesi oluşturduktan sonra aynı e-postayı bütün firmalara göndermeyin, çünkü e-postanız spam olarak algılanır.
  • Listelediğiniz firmaları dikkatlice inceleyip sizin teklifinize uyun bir alıcı olup olmayacağını saptayın, ana dili İngilizce olmayan ülkelerdeki alıcıları kendi dillerinde de araştırın ve firmaya özel e-posta gönderin.
  • İlk e-postayı gönderdikten sonra geri dönüşleri arttırmak için telefon araması yaparak firmanın teklifinizle ilgili olup olmadığını öğrenin.

8.    İhracatınıza destekler sağlayacak organizasyonlar bulun

Avrupa’daki bilinen en önemli  ihracatçı destek organizasyonlarının listesi aşağıdadır.

İhracat Desteklerine ulaşma konusunda birkaç ipucu

9.    İşlenmiş meyve ve sebzelerle ilgili önde gelen ithalatçıların isimlerini bulun ve CBI’nin çalışmalarından daha fazla ihracat ipuçları araştırın

Kaynak: Autentika Global trafından CBI için yapılmış  “İşlenmiş meyveler ve sebzelerin Avrupa’ya ihracatı” başlıklı araştırma içeriğinden özellikle ülkemiz girişimci ve ihracatçılarının yaralanabileceği e-dış ticareti kapsayan bölümler çevrilerek özetlenmiştir.

Kategoriler
DEVLET DESTEKLERİ Devlet Destekleri - E-Ticaret Sitelerine Üyelik Desteği

İhracatçılar İçin E-Ticaret Sitelerine Üyelik Devlet Destekleri 2021

İhracatçılar İçin E-Ticaret Sitelerine Üyelik Devlet Destekleri 2021 Uygulaması

 

İhracatçılar İçin E-Ticaret Sitelerine Üyelik Devlet Destekleri 2021 yazımı,   26 Mart 2021’de değiştirilen şekliyle, 2020 kararını aşağıda bırakarak,  buraya ekledim.

Ticaret Bakanlığının web sitesinde;  “2021 yılı için firmaların Bakanlıkça onaylanan e-ticaret sitelerine üyeliklerine ilişkin giderleri, e-ticaret sitesi başına yıllık 9.590 TL’ye kadar desteklenecektir (Dekont tarihi esas alınır).” denmiştir. Yani her e-ticaret sitesi başına en fazla %60  ve 9590 TL’ya kadar ödeme yapılabilecektir. Bu tutar,  her takvim yılı başında (TÜFE + Yİ-ÜFE)/2 oranında güncellenir.

Şirketler,  destekten en fazla 3 e-ticaret sitesi için ve e-ticaret sitesi başına en fazla 2 yıl süresince yararlanabilir.

 

Onay Verilen E-Ticaret Siteleri 2021

 

İhracatçılar İçin E-Ticaret Sitelerine Devlet Destekleri 2020 yazımı diğer yılların desteklerinden ayırarak geçmişi de anımsama şansımız olsun istedim.

İhracatçılar, B2B pazaryerlerinde çalışarak dış pazarlarını büyütebildiklerini gördükçe e-ticaretin önemi büyüdü  ve Devlet ihracatçılar için e-ticaret sitelerine Devlet desteklerini 2020’de yeniden düzenledi.

2019 yılında e-ticaret sitelerine üyelik bedellerinin devlet destekleri kapsamında ihracatçılara verilmesinin  uygulama şekli ve onaylı e-ticaret sitelerinin listesi yeniden düzenlenmişti. Ben de  E-Ticaret Sitelerine Devlet Destekleri 2019 Uygulaması   yazımda enine boyuna bu desteklerin hangi e-ticaret sitelerine ve hangi koşullarda verildiğini anlatmıştım. Ancak bu uygulama daha sonra durduruldu arkasından gelen pandemi süreciyle de bir süre bekletildi.

23 Haziran 2020 Pazara Girişte Dijital Faaliyetlerin Desteklenmesi

Yeniden düzenlenen mevzuat bambaşka bir şekilde karşımıza çıktı ve onaylı siteler içinde iki sürpriz site olduğunu gördük. 23 Haziran 2020 tarihinde düzenlenmiş  Devlet’in destek için onay verdiği 2020 e-ticaret siteleri listesine bir göz atalım.

 

Onay Verilen E-Ticaret Siteleri 2020

Chemorbis ve SteelOrbis benim her zaman derslerimde bahsettiğim çok kıymetli iki dikey e-ticaret sitesidir, yani isimlerinden de anlaşılacağı üzere Chemorbis kimyasal ürünler,  SteelOrbis ise çelik ticaretinde e-ticaretin öncülerinden ve ilklerinden olup kendi sektörlerindeki firmalar tarafından uzun yıllardır kullanılan sitelerdir. Diğer iki e-ticaret sitesi de bütün ürün gruplarında ihracatçılar için dış pazar yaratabilecekleri olanakları sunar.

Alibaba’da ürünlerinizi listeler, alıcılarla yazışır, fiyat teklifleri verirsiniz.

TradeAtlas’ta ise durum farklıdır, ihracat yapan firmaların ithalatçılarını ve konşimento bilgilerini görebileceğiniz bir veri tabanı satar.

İhracatçılar için E-ticaret sitelerine devlet destekleri 2020 düzenlemesi, sanal fuarları organize edecekler  ile sanal fuarlara ve ticaret heyetlerine katılım sağlayacak firmaları da kapsayan desteklerle birlikte “Pazara Girişte Dijital Faaliyetlerin Desteklenmesi” adıyla yayınlanmıştır.

E-ticaret sitelerine 2020 destek oranları

E-Ticaret Sitelerine 2020 Destek Oranları

 

Sana Fuarlar ve Sanal Ticaret Heyetleri Destekleri

 

  Sanal Fuarlar ve Sanal Ticaret Heyetleri Katılım Destekleri 2020

Sanal Fuar organizasyonu yapan firmalara verilecek destekler ise şu şekilde düzenlenmiştir;

Pazara Girişte Dijital Faaliyetlerin Desteklenmesi 2020

 

Adı geçen e-ticaret sitelerine üyelik için Türkiye temsilcileriyle görüşerek uygulamaya dair ayrıntılı bilgi alınabilir ve buna göre üyelik işlemleri başlatılabilir.

Alibaba’ya üyelik yapan ve yapacak firmalara önerim, ihracat elemanlarının,  Alibaba’nın Türkiye temsilcisinden iyi bir eğitim almasını sağlamak ve ayrıca başka e-ticaret eğitimleriyle de desteklenmesine devam etmektir. Alibaba’nın SEO stratejisine ilişkin yazdığım bu yazı da yardımcı olacaktır.

Yeni e-ticaret ve sanal fuar desteklerinin, ihracatçılarımıza yeni pazarlar yaratma avantajı olarak dönmesini dilerim.

 

 

 

Kategoriler
B2B E-TİCARET - İTHALAT - İHRACAT E-TİCARET İLE İHRACAT PAZARLAMA (EXPORT)

Tahıl, Bakliyat, Yağlı Tohumlar İhracatında Avrupa Pazarına Girmek

Tahıl, Bakliyat, Yağlı Tohumlar İhracatında Avrupa Pazarına Girmek

 

“Tahıl, Bakliyat, Yağlı Tohumlar İhracatında Avrupa Pazarına Girmek” başlığıyla başlattığım çalışmayı diğer ürün gruplarıyla devam ettireceğim. Derslerde çok önemsediğim bir kaynağı, CBI-the Centre for the Promotion of Imports from developing countries (Gelişmekte Olan Ükelerden Avrupa’ya İthalatı Arttırma Merkezi) ‘nin pazar analizlerinin bir bölümünü (araya kendi yorumlarımı eklesem de) çevirerek aktarıyorum. Avrupa’ya ihracat için yol haritası niteliğindeki bu çalışma  Avrupa’lı araştırmacıların gözünden, hem pazarı anlamak hem de yeni alıcılar bulmak için oldukça zengin bilgiler ve kaynaklar sunmaktadır. 

Tahıl, Bakliyat, Yağlı Tohumlar İhracatında Avrupa Pazarına Girmek

Avrupa pazarı, glutensiz ve sağlıklı tahıllarla beslenme alışkanlıklarının her geçen gün arttığı tüketicilerine, standartlara uygun ürünler sağlama konusunda büyük bir potansiyele sahiptir.

Avrupa, tahıllar (grains), yağlı tohumlar ve bakliyat konusunda büyük bir ithalatçıdır ve çoğunlukla da gelişmekte olan ülkelerden ithalat yapmaktadır. Avrupa’ya yakınlık büyük bir avantaj olmaktadır. Ukrayna, Balkan ülkeleri, Moldova, Kazakistan’dan sadece lojistik avantajlar nedeniyle değil ticari anlaşmalar ve güçlü ticaret ilişkileri nedeniyle de büyük miktarlarda dökme olarak mısır, arpa, kolza tohumu, buğday ithal etmektedir.

Yasmin, Basmati gibi aromatik pirinçleri Pakistan,  Tayland’dan ve diğer pirinç tiplerini Hindistan, Mynmar, Kamboçya gibi ülkelerden kinoayı Peru ve Bolivya’dan satın almaktadır. Teff ve Fonio gibi kadim tahılları da Ukrayna ve Afrika’dan sağlamaktadır. Fasulye de başlıca ithalat ürünlerindendir, Çin, Etopya ve Mısır’dan satın alır. Fasulyeyi Meksika’dan getirilen nohut izler ve mercimekse çoğunlukla Türkiye’den temin edilir. Maş fasulyesi Myanmar’dan alınır.  Niş ürünler olarak da; Adzuki fasulyesi Çin’den, börülce  Madagaskar, Myanmar, Peru ve güvercin bezelyesi Malawi, Kenya ve Peru’dan ithal edilir.

ABD yağlı tohumlarda özellikle soya fasulyesinde Avrupa’nın başlıca sağlayıcılarındandır.

İpuçları

Sağlıklı ürün ihracatı  pazarı – Organik ve glutensiz ürünler

Avrupa pazarı pek çok katmana sahiptir,  organik, bitki bazlı veya glutensiz ürün tüketmek isteyen önemli bir tüketici kitlesi vardır.

Veganlar; En güçlü pazar İngiltere ve Almanya

Vegan ve vejetaryen gıdalara ve bitkisel proteine olan ihtiyaç arttıkça, baklagillerin ve protein içeren bitkisel ürünlerin satışı önem kazanmıştır. Almanya ve İngiltere vegan ürünler konusunda en büyük pazara sahip ülkeler.  2017-2018 bir yıllık büyümeye dair bu grafik büyümenin hızını göstermekte.

Avrupa’da Vegan Ürünlerin Yükselişi

 

Almanya pazarı en büyük Pazar olsa da İngiltere vegan ürünlerin pazara sürülmesi konusunda daha güçlü bir büyüme göstermektedir. İngiltere’de 2019’da pazara çıkan her dört gıda ürününden bir tanesi vegan üründür.

Şimdiki vegan pazarı soya fasulyesi ağırıklı olsa da yüksek kalite ürünleri kapsayabilecek, bitkisel protein içeren bakla, bezelye gibi ürünler için henüz keşfedilmemiş bir potansiyele sahiptir.

Organik; İskandinav dilleri ve Almanca konuşan ülkeler en güçlü pazarlar

Avrupa’daki organik üretimi talebi karşılayacak düzeyde değildir, Avrupa Çin’deki büyük organik gıda üretiminin baskısı altındadır, çünkü tüketiciler Çin’den ürün almak istememekte ve Avrupa menşeli ürün tüketmek istemektedir. Avrupa standartlarında organik üretimi yapabilen firmalar için giderek büyüyen bir potansiyel vardır.

Glutensiz ürün;  Avrupa’daki fırsatlar

Avrupa nüfusunun %1’i çölyak hastası, İskandinav ülkelerinde de bu hastalık çok yaygın, İngiltere ve İtalya’da glutensiz ürünler devlet tarafından sübvanse edilmekte. Bu beslenme şekli sadece hastalığın artması ie ilgili değil gluten toleransı düşük veya sağlıklı beslenmek isteyen insanların oranı giderek artıyor. Örneğin İngiltere’de tüketicilerin %13’ü glutensiz ürünleri tercih ediyor.

İpuçları

Tahıl, bakliyat, yağlı tohumlar ihracatında Avrupa pazarına girmek için en iyi fırsatlar

Bazı bölgesel farklarla bu ürünlere  Avrupa’da daima talep vardır.

  • İspanya tahılların büyük kısmını hayvan yemi olarak ithal eder.
  • Almanya büyük bir yağlı tohumlar sektörüne sahiptir.
  • Almanya tahıllarda ve tohumlarda ilginç niş bir pazara sahiptir, tahıl ve tohumlarda sağlıklı, özel diyet ürünleri önemlidir.
  • İtalya, İspanya ve İngiltere geleneksel ve etnik tüketime uygun malzemeler ithal eder.
  • Hollanda, tahıl ve tohumlarda büyük bir ithalatçıdır, Belçika ise keten tohumunda. Aynı zamanda lojistik bir dağıtım merkezi görevini üstlenirler.
  • Hollanda tecrübeli re-export ülkesi olarak yeni ve niş ürünlerin ithalatında da etkin rol oynar. Tradin OrganicDoens Foodand Rhumveld ticaretini yapan firmalardandır.
  • Belçika firmaları  Van de Putte Groupand Flaxseed Trading keten tohumunda uzmanlaşmışlardır.  Avrupa ithalatının ve bu ürünlerin işlenmiş hale getirilmesinin  yarısından fazlasını yaparlar.  Keten tohumu ürünlerini çoğunlukla Almanya, Hollanda, İngiltere ve Fransa’ya satarlar.

Bütün bu tabloda, Türkiye’nin bulunduğu yere bakarsak, nohut ve mercimek ihracatında İngiltere ağırlıklı ve giderek artan bir ihracat söz konusudur. Ancak ülkemizin kârlarını maksimize edeceği alanlar,  mercimeği, nohutu dökme satmak yerine üzerine kendi etnik ürünlerini de kullanarak  vegan, diyet ve sağlıklı beslenmeye yönelik inovatif ürün üretimine ve ihracatına ağırlık vermesiyle açılacaktır. Afrika ülkelerinden aldığı kadim tahıllardan  teff ve fonio Avrupa’da çok ilgi görmektedir. Anadolu’nun kadim tahılları siyez buğdayı, kara kılçık gibi ürünlerin üretimi ihracata el verecek duruma gelebilirse, tanıtımlar doğru yapılırsa Avrupa pazarına yüksek kârlarla girmek mümkün olacaktır.

Avrupa pazarına girmek için en umut verici ihracat ürünleri

  1. Pirinç çeşitleri – Özellikle aromatik olanlar
  2. Kadim ve süper tahıllar -Ancient and ‘super’ grains – Kinoa gibi besleyiciliği yüksek olan.
  3. Healthy oilseeds – Keten tohumu gibi yüksek besleyiciliği olan yağlı tohumlar.
  4. Bitkisel protein mahsulleri – Nohut, börülce, bezelye gibi.
  5. Etnik malzemeler – Susam gibi çok yönlü malzemeler.
  6. Mısır gibi dökme(commodity) ürünlerin,  cazip fiyatı nedeniyle yakın gelecek mahsulünü satın almak.

İpuçları

  1. Belli başlı ithalatçı firmalarla bağlantıda kalın major international grain and vegetable oils trading companies.
  2. Uluslararası dökme ürün (commodity) ve gıda fiyatlarını izleyin  FAO Food Price Monitoring and Analysis  ve  EU Agricultural Outlook for markets and income 2019-2030 kendinizi global piyasalarla güncel tutun.

Tahıllar, Yağlı Tohumlar, Bakliyat İhracatçılarına Avrupa Pazarına Girmek İçin 9 İpucu

1.     Hedef  müşterilerinizi anlayın.

2.     Avrupa’da ticari fuarları ziyaret edin.

Uluslararası fuarlar

Anuga (Cologne, Germany):, İki yılda bir olur. 8,000 katılımcı. The exhibitor search option katılımcıların listesi.

SIAL (Paris, France): SIAL   Anuga’dan sonraki yıl yapılır, gıda inovasyon ve trendlerini sergiler, 7200 katılımcıyı çeker. Katılımcıları buradan listeleyebilirsiniz exhibitors list.

Almanya

Iba (Munich): Iba  fırıncılık sektöründe lider fuarlarındandır. Katılımcıları buradan listeleyebilirsiniz search among the almost 1400 exhibitors.

United Kingdom

IFE (London): Uluslararası gıda ve içecek fuarıdır. Yerel İngiliz firmaları katılır. Katılımcıları listeleyebilirsiniz search for exhibitors.

Natural & Organic Europe (London, United Kingdom): 700 katılımcı, doğal gıdalar ve doğal ürünler.

France

Natexpo (Lyon): Organik ürünler fuarı. 1100 katılımcısı olur.

Spain

BioCultura (various cities): Organik ürünler ve  bilinçli tüketim üzerine.

Scandinavia

Ecolife Scandinavia (Malmö): Sürdürülebilirlik, sağlıklı yaşam ürünleri 500 suppliers of organic food & drink, beauty and healthy lifestyle products.

Ürün ve market odaklı ticari fuarlar

Organik ürünler Biofach (Nuremberg, Germany) Organik konusunda en büyük fuardır. Katılımcı listesi için; search online for exhibitors and products.

Gıda malzemeleri: FI Europe (various locations): Gıda ve natural malzemeler event for health ingredients.

Private label ürünler: PLMA International (Amsterdam, Netherlands): PLMA private label üreticileri için alıcı bulabilecekleri bir platform.

Tahıl ticareti: Global Grain Geneva (Geneva, Switzerland): Yıllık , tahıl pazarı istihbaratı ve bir network sağlar.  Katılımcılar tedarik inciri profesyonellerinden – tahıl yetiştiricileri, değirmenciler, hayvan yemi/gıda/içecek imalatçıları, tüccarlar ve aracılardan oluşur.  2019’da etkinliğe katılanların tüm listesi için buraya bakabilirsiniz.full list of companies that attended the event .

Fuar katılımları için ipuçları

3.     Ticari birliklerin üye listelerini kullanın.

Hububat ve Tohumlar Konusunda Ticari Birlikler

Europe: COCERAL is the Confederation of National Federations representing national and European trade organisations in cereals, rice, animal feed, oilseeds, olive oil, oils and fats and agro-supply.

Germany: The German Grain traders association of the Hamburg exchange

The Netherlands: The Royal Dutch Grain and Feed Trade Association (‘Het Comité’) –  150 members in the agri-business

Italy: The National Cerealists Association (ANACER) in Italy represents the national operators that carry out the commercial activity of import

Bitkisel Yağlar ve Proteinli Gıdalar Konusunda Ticari Birlikler

Europe: FEDIOL, the EU vegetable oil and protein meal industry association.  Üye listelerini The FEDIOL members bağlantısından bulabilirsiniz. Üyeler,  12 ulusal birlik ve 5 birleşik firmanın üyelerinden oluşur ki bu firmalar yılda  55 milyon ton civarı dökme ürünün (commodity) üçüncü dünya ükelerinden ithal edilmesinden ve işlenmesinden sorumludur.

Germany: OVID (in German), the German Association for the oilseed processing industry FEDIOL’un üyesidir and Almanya’daki aktif üyelere multinational companies active in Germany ‘den ulaşabilirsiniz.

Bakliyat Konusunda Ticari Birlikler

United Kingdom: Pulses UK (formerly BEPA) is the trade association İngiliz hububat üreticileri, işleyicileri ve kullanıcılarını temsil eder.  Üye listelerine exporting members also trade internationally in pulses’da ulaşabilirsiniz.

Spain: Asociación de Legumbristas de España (ALE, in Spanish), İspanya’nın baklagil pazarındaki %80 tüccar ve paketlemecilerinden oluşur.

Pirinç

Europe: The Federation of European Rice Millers (FERM) Avrupa’nın %90 pirinç değirmeni endüstrisini temsil eder ve İtalya, İspanya ve Portekiz’deki üyelerin listelerine buradan ulaşabilirsiniz  21 European company members and 3 national rice milling associations.

4.     Alıcıları Web Sitenize Çekin

Firmaların  ilk araştırıldığı yer arama motorlarıdır, bu araştırmalarda firmaya rastlanmıyorsa o firmanın küçük ve talepleri karşılayamayacak bir ihracatçı oduğu varsayılır. Unutmayın ki web siteniz işinizi ve ticari kimliğinizi yansıtan ana iletişim kanalınızdır.

Web sitenizi optimize etmek için yapılması gerekenler;

  1. Firmanızı bütünüyle yansıtmalıdır. Ürünlerinizin teknik verileri, sertifikaları, işleme süreçleri, sosyal ve sürdürülebilirlik aktiviteleri olmalıdır. Bu konuda oldukça başarılı iki web sitesini örnek verebiliriz; ONganic  ve  Andes Harvest.
  2. Web sitenizi düzenli olarak güncelleyin.
  3. Web siteniz iyi bir İngilizce ile yazılmalıdır ve hedef pazarlarınızın dillerinde de olması büyük bir avantaj sağlar.
  4. SEO – Arama motoru optimizasyonuna özen gösterilmelidir. Google Analytics, search console gibi analiz ve optimizasyon olanakları iyi kullanılmalıdır.

 

Alibaba, Tradekey gibi ticari platformlarda firmanızı tanıtın ve ürünlerinizi listeleyin. Ancak kişisel iletişimin anahtar olduğunu unutmayın.

5.     Ticari rehberlere kayıt olun.

Ticari rehberlerde seçici olun, kayıt olduktan sonra bu rehberlerde potansiyel alıcılarla da iletişim kurabilirsiniz.

  • Organic Bio: International directory of organic food companies.
  • Green trade: A marketplace for organic products.
  • Grains1: International B2B portal for the grains industry.
  • Kompass: Global B2B multisector database.
  • Global buyers online: Search for the latest trade leads from buyers and importers from all over the world.
  • Europages: Directory of European companies. This is a professional portal that encourages business-to-business exchanges.

6.     Ulusal ve uluslararası  ihracata destek veren kurumlarla bağlantıda olun

Ticaret Odaları, Birlikler, bakanlıklar, ticari müşavirlikler gibi kurumlar ile iletişim halinde olup, destek ve bilgi almalısınız.

CBI’ın gelişmekte olan ülkeler için ihracat koçluğu programı

CBI belli ürünler ve ülkeler için ihracat koçluğu programı açmaktadır. Güncel programları  Check the current projects izleyin.

İsveç İthalat Promosyon Programı (SIPPO)

SIPPO doğal malzemeler ile ilgili sekiz ülkeye destek vermiştir; countries where SIPPO has their own offices.

Import Promotion Desk (IPD)

Alman ithalatçıları bir araya getirerek çıkarlarını gözetir, natural malzemeler ve bakliyat konusunda ticari fuarlar, etkinlikler düzenler. Etkinlik takvimi  events calendar’dan izlenebilir.

Finnpartnership

Finnpartnership gelişmekte olan ülkelerdeki firmalarla Finlandiya’daki ithalatçılar arasındaki iş birliğini geliştirmeyi amaçlar. Finlandiya’da iş olanakları yaratmak için firmalar arası ücretsiz bir eşleştirme programı uygular; free-of-charge matchmaking service for companies in developing countries.

7.    İşe gıda perakendecilerini izleyerek başlayın

Süpermarketler, gıda perakendecileri, web mağazaları bakliyatta, yağlı tohumlarda, tahıllarda ne çeşit ürünler satıyorlar ve arkasında hangi markalar var izleyin. Bu markalarla, sizin ürünlerinizi ithal edip edemeyeceklerini anlamak için bağlantıya geçin.

Bu süreç zaman alıcıdır ama daha önce hiç duymadığınız ithalatçılarla ilgili değerli bilgiler edinirsiniz.

İpucu

Süpermarket zincirlerini öğrenin; overview of supermarkets in Europe on Wikipedia veya bir ülkenin örneğin Almanya’nın perakendesi konusunda uzmanlaşın Germany’s top organic retailers on Organic & Wellness News.

8.    İyi bir network için sosyal medyayı iyi kullanın

LinkedIn en önemli sosyal ağlardan birisidir iş dünyası için. Ayrıca ürünlerinize özel sosyal ağlara katılın; The Grain Trader (>15,000 professionals), World Grain-Oilseeds (>4,500 professionals) or Global Pulses Trade (>4,000 professionals).

Diğer ülke bazlı  Xing Almanya ve JDN Réseau Fransa gibi daha küçük çapta sosyal ağlar da kullanılabilir. Bu alanlarda alıcı bulmak için daha pasif yollar tercih edilebilir;  makaleler yayınlanabilir, videolar paylaşılabilir.

Firma imajınızı sarsacak paylaşımlar yapmayın, profesyonel ve seçici olun.

İpucu

B2B sosyal medya stratejisine ilişkin bilgiler edinin; how to create a B2B social media strategy,   3 steps to B2B social media marketing success for your business.

9.     İş bağlantılarınızı koruyun.

Bulduğunuz alıcılarla tutarlı bir bağlantı içinde olun, ticari görüşme becerilerinizi üst kalitede tutun ve potansiyel alıcı ve müşterilerinizle iyi bir iletişim içinde olun.

İpuçları

Bu çalışmanın yararlı olup olmadığına dair görüşlerinizi ve bu çalışmaya katkı verecek önerilerinizi yorumlarda paylaşırsanız sevinirim.

Kaynak; CBI’nın “Exporting grains, pulses and oilseeds to Europe” başlıklı çalışmasının önemli bilgileri ve kaynakları içeren bir bölümü çevrilerek aktarılmıştır.

Kategoriler
Genel

Amazon FBA Tecrübesi 7 – Amazon Deposuna Ürün Gönderimi Nasıl Yapılır?

 

Amazon FBA Tecrübesi 7 – Amazon Deposuna Ürün Gönderimi Nasıl Yapılır?

Amazon FBA tecrübesi 7 – Amazon deposuna ürün gönderimi nasıl yapılır?  Dilara Sesgir’in kaleminden devam ediyoruz.

Amazon deposuna ürün gönderimi konusunu, “Ürün (envanter) gönderim planı ve  rezervasyonu oluşturma”, “ürünlerin Amazon FBA kurallarına uygun hazırlanması” ve “Amazon FBA lojistik operasyonun planlanması ve gönderi takibi” olarak üç başlık altında toplayabiliriz.

1. Amazon’a Ürün Gönderim Planı ve Rezervasyonu Oluşturma

Amazon Fulfillment merkezlerine ürün (envanter) gönderimi yapmadan önce gönderim yapacağımız ürünü mağazamıza eklemiş ve yükleme (shipment) planını oluşturmuş olmamız gerekir. Bu sayede Amazon bizim hangi depo ya da depolarına ürün göndereceğimizden haberdar olur. Ürün (envanter) gönderim rezervasyonu oluşturmadığımız takdirde ürünlerimiz Amazon Fulfillment merkezlerine kabul edilmeyecektir.

Ürünlerimizin gönderim şeklini,  listeleme oluşturma aşamasında FBA olarak seçebileceğimiz gibi FBM olarak oluşturup daha sonradan da FBA’e çevirebiliriz.

Envanter gönderim planını da listelemelerin seçenekler bölümünden Send/Replenish Inventory butonu ile hazırlamaya başlayabiliriz.

Gönderim planını hazırladığımız bölüm 6 sekmeden oluşuyor:

1. Set Quantity:

Göndereceğimiz envanterde hangi ürün ya da hangi varyasyondan kaç adet bulunduğu bilgisini girdiğimiz sekmedir. Aynı zamanda hangi adresten gönderim yapacağımızın bilgisini de gireriz. Bu sayede Amazon ürünlerimizi bize en yakın ve uygun depoya ya da depolara göndermemizi isteyecektir. Eğer ki Amazon’dan Placement Service yani Amazon depoları arasında ürünlerimizin paylaştırılması hizmetini alıyorsak tek bir Fulfillment Center’a envanterin gönderimi istenecektir. Ancak bu hizmeti almak istemediğimiz ya da ürün kategorimiz bu hizmet için uygun olmadığı takdirde ürün gönderimlerimizi birden fazla depoya yapmamız istenecektir. Ürünlerin Amazon depoları arasında dağıtılmasının nedeni müşterilere en hızlı şekilde teslim edilmesini sağlamaktır. Örneğin New York’taki Fulfillment Center’da olan bir ürünü California’da olan müşteriye aynı gün içinde ulaştırmak mümkün olmayacaktır. Bu noktada benim de tavsiyem hem daha az maliyetli olması hem de operasyonel sorumluluğumuzu azaltması nedeniyle Amazon’dan Placement Service almaktır. Hizmet ile ilgili ücretlendirme bilgisine aşağıdaki linkten güncel bir şekilde ulaşabiliriz:

https://sellercentral.amazon.com/gp/help/external/200735910

2. Prepare Products:

Ürünlerin kim tarafından hazırlanacağı bilgisini sunduğumuz sekmedir.

3.Label Products:

Gönderimimizde kaç adet kutu bulunacağının ve kutuların içinde hangi üründen ne kadar olacağını kaydettiğimiz sekmedir.

4. Review Shipment:

Gönderim planımızı gözden geçirdiğimiz aynı zamanda Ürünlerimizi teslim etmemiz gereken Fulfillment Center bilgisini aldığımız sekmedir.

5. Prepare Shipment:

Envanterimizdeki kutuların ve paletlerin etiketlerini alacağımız, gönderimizin Small Parcel Delivery mi yoksa Less Than Truckload mı olacağı bilgisini kaydettiğimiz sekmedir.

6. Summary:

Oluşturduğumuz gönderinin özetini göreceğimiz sekmedir.

2. Ürünlerin Amazon FBA Kurallarına Uygun Hazırlanması

Amazon, Fulfillment Center’lara teslim edilecek ürünlerin E-Commerce Ready (E-Ticarete Hazır) yani ürünlerin satışa sunulacağı ülkede tabi olduğu tüm gerekliliklere uygun olacak şekilde gönderilmesini istiyor. Ayrıca ürünlerin paketlenmesinden, kullanacağımız kutuların ve paletlerin ölçülerine hatta üzerinde bulunacak barkodlara kadar Amazon tarafından belirlenen uygunluk kriterleri bulunuyor.

Gönderim rezervasyonunda girilen bilgilerin doğru olması ve gönderim gerekliliklerine uymak  önemlidir. Aksi takdirde ürünlerin Fulfillment Center’a teslim alınması aşamasında sorun yaşanır ve bu durum süreci uzatabilir ya da envanterin kabul edilmemesine neden olabilir.

Bu noktada en güvenilir bilgiyi yine Amazon Seller Central panelimizden bulabiliyoruz.

3. Amazon FBA Lojistik Operasyonun Planlanması ve Gönderi Takibi

Lojistik operasyonun planlanmasına geldiğimizde ise gönderimizin hangi kategoriye ait olduğunu belirlememiz gerekiyor. “Small Parcel Delivery (SPD)” ve “Less Than Truckload (LTL)/Full Truckload (FTL)” olarak 2 gönderim metodu bulunuyor. SPD (Small Parcel Delivery) gönderilerimiz için DHL, UPS, FedEx  gibi kargo şirketleri ile iş birliği yaparken LTL/FTL gönderiler için lojistik şirketleri ile anlaşma yapmak gerekiyor. Fulfillment Center’a gönderim gereklilikleri de gönderim çeşidine göre değişiyor.

Small Parcel Delivery (küçük parça gönderimi) gönderimlerde global kargo şirketleri Amazon’a teslimat gerekliliklerine hakim olacaklarından sürecin yönetilmesi bizim açımızdan daha kolay olacaktır. Ancak gönderimimiz Less Than Truckload seçeneği ise çalışacağımız lojistik şirketi uyulması zorunlu olan Amazon gerekliliklerine hakim olmalıdır. Aksi takdirde Amazon’un palet hazırlama, etiketleme ve depoya teslimat rezervasyonu oluşturma sürecindeki gereklilikleri konusunda biz lojistik şirketini bilgilendirmeliyiz. Envanterimizin (ürünlerimizin) gönderildiği adres Amazon’un anlaşmalı olduğu kargo ya da lojistik şirketlerinin hizmet verdiği bölgelerden birinde ise Seller Central’da gönderimizi oluşturduğumuz sırada doğrudan bu şirketlerden daha uygun fiyatlarla hizmet alabiliriz.

LTL (Less than Truckload) ve FTL (Full Truckload) gönderilerde ürünler yola çıktıktan sonra lojistik şirketinden BOL numarasını almamız ve rezervasyon planımıza eklememiz yararımıza olacaktır.

Envanterimizin depoya teslimatı yapıldığında Amazon Seller Central’daki Shipping Queue sekmesinde bulunan Status kolonundan gönderimizin teslim alınma aşamalarını da izleyebiliyoruz.

Kategoriler
AMAZON'DA SATIŞ VE FBA TECRÜBELERİ

Amazon FBA Tecrübesi 6 – Amazon’da Ürün Listeleme, Amazon’a Ürün Ekleme Nasıl Yapılır?

Amazon FBA Tecrübesi 6 – Amazon’da Ürün Listeleme, Amazon’a Ürün Ekleme

 

Amazon FBA tecrübelerine ilişkin yazımıza devam ediyoruz, Amazon’da ürün listeleme, Amazon’a ürün ekleme en çok dikkat edilmesi gereken ve en çok sorun yaşanan bölümdür. Bu konuda birçok tecrübe yaşayan arkadaşımız Dilara Sesgir Amazon FBA ürün listeleme konusunda yol gösterici niteliğinde bir yazı hazırladı.

Amazon’da Ürün Listeleme, Amazon’a Ürün Ekleme

Amazon platformunda yeni bir ürün listelemek istediğimizde 3 seçeneğimiz bulunuyor.

  1. Mevcutta satışı olan bir listelemeye satıcı olarak girip ürünümüzü ekleyebilir,
  2. Ürünümüzün Amazon’da satışı yok ise yeni bir listeleme oluşturabilir,
  3. Amazon’da yeni bir listeleme oluşturmak istiyorsak ve ürünlerimizin sayısı fazla ise tamamını Seller Central’dan indireceğimiz excel dosyası ile tek seferde toplu (bulk) olarak mağazamıza yükleyebiliriz.

Mağazamızın Seller Central panelinde  Inventory sekmesinin üzerine gelip Add a Product butonuna tıkladığımızda yeni bir ürün yükleme sayfasına yönlendiriliyoruz. Bu aşamada eğer ki mevcut bir listelemeye satıcı olarak girmek istiyor isek Search butonunun olduğu yere listelemenin ASIN, UPC, EAN ya da ISBN kodlarını girerek hedeflediğimiz listelemeye ulaşabiliyoruz. Ürün listelemesinin yanında satmak istediğimiz ürün ile ilgili kısıtlamaları “See Limitations” butonuna tıklayarak görebiliriz.

Mevcut Listelemeye Satıcı Olarak Girmek

 

Eğer ki Amazon’da olmayan yeni bir ürün ekleyecek isek, ki Private Label satıcıları bu kategoriye giriyor, search butonunun altındaki “I’m adding a product not sold on Amazon” butonuna tıklamak ve kategori seçimi yapmak gerekiyor. Kapalı kategorilerin yanında kilit işareti görüyoruz. Ancak bazı kategoriler kapalı olmasa da ürün bazında uyulması gereken kriterler olabiliyor. Aşağıdaki görselde handmade kategorisinde ürün yükleme seçeneğinin olmasının nedeni bizim mağazamızda handmade kategorisini açtırmış olmamızdır.

 

Amazon’da Olmayan Yeni Bir Ürün Eklemek

 

Ürünümüzün kategorisini doğru bir şekilde seçtikten sonra ürün ekleme aşamasında birçok sekmeden oluşan ürün listeleme paneline yönlendiriliyoruz. Ürünümüzün kategorisini seçmeden önce rakiplerin ürünleri hangi kategoriden satışa sunduklarını incelemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum.

Amazon’da ürün listelemesini tamamlamak için yapılması gereken hazırlıkları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

1. Amazon UPC kodu satın alma:

Amazon’da Private Label (Özel Etiket) olarak satmaya karar verdiğimiz her ürünün her varyasyonu için bir Evrensel Ürün Kodu (UPC – Universal Product Code) almamız gerekmektedir.  Barkodlarımızı Amazon’un da onayladığı resmi yetkili olan GS1 (https://www.gs1.org/) üzerinden alabileceğimiz gibi Speedy Barcodes (https://speedybarcodes.com/) gibi daha uygun fiyata ve güvenilir internet sitelerinden de kodlarımızı satın alabiliyoruz. Bu noktada benim tavsiyem kod alacağımız siteyi önceden araştırmamız. Kullanıcıların Amazon ile sorun yaşadığı sitelerden uzak durmak faydalı olacaktır.

2. Amazon’da Fiyat Belirlemesi:

Öncelikli olarak FBA hesaplama (calculator) ile tüm gider kalemlerimizi çıkarıp kâr marjımızı net bir şekilde hesapladıktan sonra fiyat belirlemek gerekiyor. Ek olarak, rakiplerin sundukları fiyatların araştırmasını yapmak da fiyat belirlemede büyük önem taşıyor. Rakiplerin çok üzerinde fiyat sunmamız aleyhimize olacağı gibi çok düşük fiyat belirlememiz de müşterilerin gözünde güvenilirliğimizi azaltacaktır.

3. Amazon’a Fotoğrafların Hazırlanması:

Ranking faktörümüzü etkileyen en önemli konulardan biri de ziyaretçilere yüksek kaliteli ve Amazon’un gerekliliklerine uygun fotoğraflar sunmak. Düşük kalitede fotoğraflar listeleme ziyaretlerinin satışa dönüşmesine  engel  olur dolayısıyla dönüşüm oranımızı (conversion rate) düşürür. Düşük dönüşüm oranı (conversion rate) Amazon algoritmasının gözünde de listeleme kalitemizin düşmesine neden olacaktır.

Amazon’un genel fotoğraflama gerekliliklerine aşağıdaki linkten ulaşabiliyoruz. Ancak benim tavsiyem genel gerekliliklerin yanında ürünün ait olduğu kategorinin style guide’ını da detaylı bir şekilde çalışmaktır.

Amazon’un fotoğraflama kuralları ve gereklilikleri.

4. Amazon’da Search Terms Çalışması:

Amazon mağazamıza yeni ürün eklerken detaylı bir backend keywords çalışması yapmalı ve sonucunda hazırladığımız temel keywordleri listelemememizin başlık, bullet points, description ve search terms bölümlerinde kullanmalıyız. Ürünümüz ile ilgili arama terimlerini (anahtar sözcükleri) listelememize eklemek sattığımız ürünün alıcalara ulaşabilmesinde en temel faktördür. Zira listelememiz ilgili arama sonuçlarında çıkmazsa potansiyel müşteriye ulaşamayacağımız anlamına gelir.

Anahtar kelimelerimizi sadece başlık, bullet points, description ve search terms bölümünde değil aynı zamanda yükleyeceğimiz ürün fotoğraflarının başlıklarında da kullanmamız indekslenmemize yardımcı olacaktır.

Ürünlerimiz için keyword çalışması yaparken Viral Launch, Helium 10, Jungle Scout gibi Amazon araçlarından yardım almak faydalı olacaktır. Anahtar kelime çalışmasında dikkate alınması gereken en önemli nokta “long-tail keywords” kullanmak olacak. Böylelikle arama terimlerimiz için Amazon’un bize verdiği 250 bytes alanı en verimli şekilde kullanabiliriz.

Arama terimlerimizi en efektif şekilde nasıl kullanacağımızı anlatan Amazon metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

Amazon’da arama terimlerini (search terms) verimli kullanmak.

5. Amazon’da Başlık, Bullet Points ve Description Bölümlerinin Hazırlanması:

Bu bölümde rakip listelemelerin ve yorumlarının incelenmesi ürünün hangi özelliklerinin muhakkak belirtilmesi gerektiğinde bize rehber olacaktır. Ürün ile ilgili anahtar kelimeleri kullanmanın yanı sıra spesifik bilgiler vermek, net ve kısa bir dil kullanmak potansiyel müşterilerimizin satın alma kararlarına yardımcı olacaktır.

Burada dikkate almamız gereken kritik nokta ürün ile ilgili en doğru bilgileri vermiş olmak. Zira müşterilerimizin memnuniyeti mağaza sağlığımızı doğrudan etkileyecektir.

Açıklama (Description) kısmında marka kaydı olmayan satıcılar düz bir metin olarak açıklamalarını yayınlayabilirler. Ancak HTML kod kullanarak yazdığımız takdirde paragraflara bölebilir, bold, italik gibi farklı seçeneklerde metinlerimizi hazırlayabiliriz. HTML kod yazmayı bilmiyorsanız online html code editorlerinden birini kullanabilirsiniz. Burada Amazon’un HTML kod kullanmayı onaylamadığını da bilmekte fayda var.

Ürün listelemede ihtiyacımız olan Amazon’un resmi linklerini aşağıda sizinle paylaşmak isterim.

Ürün başlığını (title) oluştururken uyulması zorunlu Amazon kuralları.

Ürün detaylarını (product detail page rules) oluştururken uyulması zorunlu Amazon Kuralları.

Son olarak, bu yazının Amazon’da listeleme oluşturmak için izlenecek genel bir yol haritası olduğunu belirtmek isterim. Benim tavsiyem her konuda olduğu gibi listeleme konusunda da daha detaylı araştırma yapmak ve mesai harcamamızdır. Amazon da bu konuda satıcıların daha verimli ve hatasız listelemeler oluşturabilmesi için her kategoriye ait bir hayli detaylı “Category Style Guide”lar sunuyor. Seller Central’dan kendi kategorimiz için hazırlanan bu rehberler doğrultusunda listelemelerimizi hazırlamak dönüşüm oranımız ve mağaza sağlığımız açısından en doğrusu olacaktır.

 

 

 

 

Kategoriler
AMAZON'DA SATIŞ VE FBA TECRÜBELERİ

Amazon’da Dropshipping Nasıl Yapılır?

Amazon’da Dropshipping Nasıl Yapılır?

 

Amazon’da dropshipping nasıl yapılır?  konusu çok soruluyor ve bu siteyi kurduğum günden bugüne “dropship nedir”, “dropship nasıl yapılır” ve şimdilerde de “dropshipping tedarikçi bulma” ve “dropshipping siteleri” sorguları hep ilk sıralarda yer almaya devam ediyor.

Dropship konusuna merak hiç bitmiyor, çünkü yapılması kolay, dertsiz, sermayesiz, stoksuz bir satış türü olarak düşünülüyor.  Dropship konusunda, kolay görünen her şey gibi, perde arkasında konuşulmayan birçok gerçek var. Biz Amazon özelinde bu gerçeklerden bahsedeceğiz. Dropshipping genelinde bu gerçeklerden bahseden  rastladığım en iyi bloglardan ve yazılardan birini de ayrıca önerebilirim; The Truth About Dropshipping: The Good, The Bad, and The Ugly 

Amazon FBA tecrübesi yazılarına ara verip, “Amazon’da dropshipping nasıl yapılır?”  konusunu detaylı ele alırsak  Amazon’da satış yapmayı düşünenlere zaman kazandıracağımızı düşündük. Diğer platformlarda da dropshipping yaparken benzeri sorunlarla karşılaşılması kaçınılmazdır, tek farkları Amazon’dan biraz daha esnek olmalarıdır. Amazon’un dropshipping kuralları, unutmamalı ki, alıcıların karşılarında gerçek ve güvenilir satıcılar görmelerinin koşullarıdır.  Dilara Sesgir’in kaleminden dropshipping’in Amazon’da hangi koşullarda yapılabildiğine bakalım.

Amazon’da Dropshipping Nedir?

AliExpress gibi diğer satış platformlarındaki satıcıların ürünlerini henüz satın almadan kendi ürünümüz gibi Amazon mağazamızda listelemek ve satışını yapmak ya da Amazon ABD’de (Amazon.com) satılan ürünü Amazon Kanada’daki (Amazon.ca) mağazamızda satmak gibi farklı ülkelerdeki Amazon mağazaları arasında da yapılabiliyor.

Amazon’da Dropshipping Süreci Nasıl İşliyor?

Belli dropship listeleme yazılımları kullanarak diğer satıcıların ürünlerini mağazamıza ekliyoruz. Satış geldiğinde biz de ürünün gerçek satıcısından sipariş verip müşterimizin bilgilerini kullanarak doğrudan ürünü nihai tüketiciye ulaştırıyoruz ve aradaki kârı alıyoruz.

Amazon’da Dropshipping Sürdürülebilir Bir İş Modeli mi?

Öncelikle Amazon’un dropshipping politikasını gözden geçirerek, nasıl bir dropshipping iş modeline izin verdiğini anlamak gerekiyor. Diğer satış platformlarında yapılabildiği kadar basitçe bir dropshipping yapmak mümkün görünmüyor. Amazon, satıcıların ürünlerine ait tüm sorumluluğu üstlenmelerini bekliyor ve ürün üzerinde asla üçüncü parti bir firmanın etiketinin, isminin, ambalajının, faturasının bulunmasını kabul etmiyor.

Amazon Dropship Kuralları

Dropshipping Gerçekten Sermayesiz ve Stoksuz Bir İş Modeli mi?

Teorikte çok basit, stoksuz ve sermayesiz görünen bu model pratiğe döküldüğünde şu sorunlarla karşılaşılıyor;

  • Kâr marjı yüksek ürünlere yönelmek gerekiyor.
  • Bu yüksek kâr marjı da genellikle yüksek fiyatlı ürünlerde yakalanıyor.

Amazon mağazamızda dropshipping için örnek bir ürün satışı inceleyelim:

    • Ürünün birim fiyatı 50$ olsun. Tabi günlük hedefimiz de bu üründen 1 adet satmak değil, günlük 10 adet satışımız olduğunu düşünelim. Günde 500$ yalnızca bu ürünümüzü almak için harcamamız gereken bütçe.
    • Bir de önceki yazılarımızda bahsettiğimiz gibi Amazon’un satıcı ödemelerini 2 haftalık periyotlarla yaptığını düşünürsek başlangıç için 14×500$=7000$’lık bir sermayeyi yalnızca ürünlerin siparişini verebilmemiz için ayırmış olmamız gerekiyor.
    • Bu noktada yeni satıcı olduğumuzda, Amazon iade oranımızı bilmediğinden, biriken bakiyemizi aylarca kullanılamaz bakiye (unavailable balance) olarak tutacaktır.
    • Amazon mağazamız profesyonel satıcı üyeliğinde olacağı için bizden alınacak aylık üyelik bedeli olan 39.99$+KDV’yi  ve listelemeye trafik çekmek için yapılacak reklam maliyetlerini de eklememiz gerekir.

Amazon Dropshipping Satışta Stok, İade, Değişim:

  • Envanterin operasyonel sorumluluğu bizde olmaması bir artı gibi görünse de ürünlerini sattığımız esas mağazaların “out of stock” olmamalarını takip etmek önemli bir nokta.
  • Amazon’un İade ve Değişim Politikası kapsamında müşteriler herhangi bir tatminsizlik durumunda 30 gün içinde iade ya da değişim talebinde bulunabiliyorlar. İadelerde ürünün müşteriden alınıp esas mağazaya gönderilmesi de hem kargo hem de ürün masrafı olarak satıcıların zarar hanesine yazılıyor. Bu durumda ürünün müşteride kalmasını ve sadece para iadesi yapmayı istemek, ürün bedeli ve üzerine o ürün için harcanan satış, pazarlama maliyeti kadar zarar etmeyi göze almak demektir.

Amazon Dropshipping Satışta Prime Rozeti ve Buy Box’ı Kazanmak:

  • FBA yapılmadığı ve listelemenin satış geçmişi olmadığından Prime rozetini almak da mümkün olmayacaktır. Seller Fulfilled Prime olmak için de temel gerekliliklerden biri ürünün satış geçmişinin olması ve müşterilere iyi bir deneyim yaşatmış olmasıdır.
  • Yeni satıcıların, satış geçmişi olmayan ürünlerde Buy-Box alması da mümkün olmamaktadır. Buy-Box satıcıda olmadığı takdirde de Amazon’da PPC kampanyası başlatamayacağı anlamına gelir.
  • Bir de dropshipping yapanlara, pek çok eğitim videosunda satış şanslarını arttırabilmeleri için, çeşitli programlarla yüzlerce ürün yüklemeleri tavsiye edilir. Bu durumda Amazon politikalarına uygun dropship tedarikçileri bulmak ve iyi bir sermaye ayırmak gerekir.
  • Her bir ürün için onlarca hatta yüzlerce satıcı ile yarışmak gerektiği düşünürsek hem müşterilerimize en iyi listelemeleri sunmalı hem Amazon’un reklam araçlarını iyi kullanmalı hem de diğer dijital pazarlama platformları hakkında bilgi sahibi olmalıyız ki listelemelerimize trafik çekelim ve bu trafiği satışa dönüştürebilelim.
  • Tüm bu mesai ve  maliyet gerektiren süreç dropshipping’in günlük 15 dakika çalışma ve sıfır sermaye ile başlanabilecek basit bir iş modeli olmadığını bize göstermektedir.

Sonuç olarak, dropshipping’i sermayesiz ve risksiz bir iş modeli olarak görmek ve göstermek, büyük zaman ve para kaybı anlamına gelebilir. Dropshipping’in bu kadar mesai harcanan ve sermaye gerektiren bir iş modeli olduğu düşünüldüğünde, Amazon’un politikalarına aykırı olmayacak Arbitrage ya da Private Label iş modellerine yönelmenin satıcılar açısından daha verimli ve sürdürülebilir olacağına inanıyorum.

 

 

Kategoriler
AMAZON'DA SATIŞ VE FBA TECRÜBELERİ

Amazon FBA Tecrübesi 5 – Başlangıç Sermayesi ve Nakit Akışı

 

 

Amazon FBA Tecrübesi 5 – Başlangıç Sermayesi ve Nakit Akışı

Amazon FBA Tecrübesi 5 – Başlangıç Sermayesi ve Nakit Akışı konusu ile yazı dizimize devam ediyoruz. Bir önceki yazımızda ilk tedarik sözleşmesini yapmıştık.   Amazon’da mağaza açmak isteyenlerin dikkate alması gereken en hayati konulardan biri de mağazanız için ne kadar sermaye koymanız gerektiğidir.

Amazon Mağazamız İçin Ne Kadar Sermaye Koymalıyız?

Öncelikle bilinmeli ki başlamak için gerekli olan sermaye ihtiyacı ürüne ve hedefin ne olduğuna göre değişkenlik gösterecektir. Önceden Amazon platformu deneyimlenmediği takdirde ilk ürüne büyük bütçeler bağlamak işler kötü gittiğinde büyük bir stres yükünü de beraberinde getirecektir. Büyük bütçelerin telafi edilmesi de zor olacağından tekrar yeni bir ürün satışa sunmak için çok zaman geçmesini gerektirecektir. Diğer taraftan Amazon mağazası için çok kısıtlı bütçeler ile başlamak da aldığınız riskleri arttıracaktır. Zaten giderlerin dolar üzerinden hesaplanacağı düşünüldüğünde çok küçük bütçeler ile başlamak mümkün olmayacaktır. Bütçe sorunu yüzünden numune isteyememek, fotoğraf kalitesinin düşük olması, ucuz tedarikçiyi seçmek zorunda kalmak ya da en azından ilk siparişte ürüne kalite kontrolü (inspection) yaptırılamaması birer risk olacaktır.

Amazon’da Nakit İhtiyacı ve Başa Baş Noktası

Amazon mağazası açma sürecinin başındaki en önemli konulardan biri, nakit sorununun yalnızca ilk envanterin alınmasında ve ürünü satışa çıkarana kadar olan süreçte karşılaşılacak giderler ile kalmayacağını bilmektir.

Planlanacak sermayenin ürünün istenilen satış hacmine ulaşana ve başa baş noktasını geçene kadar olan süreci kapsaması gerekiyor. İlk envanter satışa çıktıktan ve satışların arttığını gördükten sonra ikinci, üçüncü ve hatta diğer envanterlerde de ek nakit ihtiyacı bitmeyecek hatta satışlar arttığı takdirde, ki satış hacminin zaten giderek yükselen bir grafikte olması gerekiyor, daha da fazla nakite ihtiyaç olacaktır.

İlk birkaç partide lansman döneminde olunacağından satışlardan gelecek nakitin düşük olacağından yeni envanter almaya katkısı çok az olacaktır. Bir de Amazon’ un ödemeleri 2 hafta aralıklarla yaptğını ve yeni satıcı olduğumuzda paramızın çoğunu “unavailable balance” olarak tutacağını düşünürsek “out of stock” olmamak için yeni envanter alınması gereken zamanda pek yararı olmayacağından bu envanter ihtiyacının da başlangıç sermayesinden karşılanması gerekecektir. Ürünlerin stoklarının bitmesi ürünün “ranking”ini düşüreceğinden o zamana kadar vereceğimiz lansman emeklerini de bir anlamda boşa harcanması olacaktır. Bu noktada stok yaşlandırması da üzerinde çalışılması gereken önemli bir konudur.

Amazon Satışlarında Başlıca Giderler Nelerdir?

Başlangıç sermayesi oluştururken dikkate alınması gereken, nakit olarak ödeme yapılacak giderleri aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

Ürün araştırması aşamasında:

  • Ürün araştırması araçları (Viral Launch, Jungle Scout, Helium10 ve diğerleri),
  • Potansiyel tedarikçilerden istenecek numuneler ve gönderim bedelleri,
  • Rakip ürünlerin satın alınması ve kalitelerinin incelenmesi

Sipariş aşamasında:

  • Logo tasarım,
  • Fotoğraf çekimi giderleri,
  • Üretim masrafları (Ürün maliyeti, paketleme, etiket), kalıp/plaka ücreti, üretim numunesi,
  • Ürünlerin lojistik giderleri,
  • Ürünlerin uluslararası kodlarını satın almak (UPC, GTIN, EAN…),
  • Kalite kontrolü

Yukarıdaki gider kalemlerine ek olarak;

  • Ürünün lansmanı aşamasında kupon dağıtılmak istenilen site ve Facebook gruplarına yapılacak ödemeleri,
  • Çeşitli sosyal medya ve arama motoru reklamlarının giderlerini,
  • Markayı ve listelemeyi korumaya yardımcı olacak Trademark ve Marka Kaydı işlemlerinin giderlerini de ekleyebiliriz.

Nakit giderlere eklenemeyecek ancak nakit akışınızı en çok etkileyecek ve doğru hesaplanması gereken diğer bir husus da Amazon giderleri olacaktır. Amazon giderleri satışlardan gelecek ödemelerle biriken bakiyeden karşılanacağından doğrudan nakit gerektirmeyebilir. Ancak bakiye eksiye düştüğü takdirde Amazon dışarıdan ödeme yapmamızı gerektirecektir.

Nakit gerektirmeyen Amazon giderlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

Amazon Reklam Giderleri: PPC, Coupons, Deals gibi platform üzerinde verilecek reklam ve kampanyalardır. Kullanıcının isteğine göre bakiyeden ya da kredi kartından tahsil edilebilinir.

Referral Fee: Ürün kategorisine göre değişecek olan komisyon bedelidir. Media kategorisi için Closing Fee eklenecektir. Her satıştan alınacak ödemeden düşer.

FBA Fee: Ürünün boyut ölçülerine göre değişir. Her satıştan alınacak ödemeden düşer.

Placement Fee: Gönderilen envanterin Amazon depoları arasında dağıtılması için alınacaktır. Ürünlerin Amazon Fulfillment Center’a kabulü tamamlandıktan sonra satıcıya faturalandırılır.

Monthly Storage Fee: Amazon’un, gönderilen envanteri depoda muhafaza etmesi için aldığı bedeldir. Aylık olarak faturalandırma yapılır. Ürünün boyutuna göre değişir.

Yapılan çalışmalara göre işletmelerin %82’sinin kötü nakit akışı yönetimi yüzünden başarısız olduğu düşünüldüğünde başlangıç sermayesi planlanırken her gider kalemini dikkate almak ve öngörülememiş sorunlarla karşılaşıldığında üstesinden gelebilmek adına ek bir bütçe seçeneği bulundurmakta da fayda var.

Değinmek istediğim bir diğer konu da yerli yabancı birçok kaynakta gördüğümüz satıcı panelinin ana sayfasındaki “Sales Summary” ekran görüntüleri. Tabi ki günlük olarak kaç adet satışa ulaştığımız en önemli konu aslında. Ama bir o kadar önemli olan konu da bu satışlardan net olarak ne kadar kazanıldığıdır. Yani Amazon’un her satış için bize yapacağı para transferlerinin ne kadar olduğudur. Başa baş noktasına gelene kadar zaten hep ekside seyredeceğimize önceden değinmiştik. Başa baş noktasına gelmek de hem ciddi bir efor hem de zaman gerektiriyor ancak satışlardan gelecek para transferlerindeki miktarın giderek yükselmesi konusu da satıcının kontrol etmesi gereken durumlardan biri.

Kategoriler
AMAZON'DA SATIŞ VE FBA TECRÜBELERİ

Amazon FBA Tecrübesi 4 – Tedarikçi İle Sözleşme Hazırlamak

Amazon FBA Tecrübesi 4 – Tedarikçi İle Sözleşme Hazırlamak

 

Amazon FBA Tecrübesi 4 – Tedarikçi İle Sözleşme Hazırlamak konusuna geldiysek artık tedarikçimizi bulmuşuz demektir.  Bir önceki yazımızda Dilara Çin’den ve Alibaba’dan nasıl tedarikçi bulunur konusunu anlatmıştı. Tedarikçi ile sözleşme yapmak ise ürünün istediğimiz şekilde depoya gitmesi için en çok dikkat edilmesi gereken kısımdır.

Çin’li tedarikçi ile sözleşme nasıl hazırlanır?

Siparişler Alibaba üzerinden verilse bile ek olarak detaylı bir sözleşme hazırlamak, Uzak Doğu’dan doğrudan Amerika’ya gidecek  gönderilerimiz için garanti niteliğindedir. Tedarikçi ile sözleşme hazırlamak, ürünün teknik özellikleri, paketleme ve gönderim gereklilikleri ve diğer konulardaki yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırır ve kendimizi korumanızı sağlar.

Sözleşmeye ek olarak tedarikçi ile Gizlilik Anlaşması (Non-Disclosure Agreement) imzalayarak patenti alınmamış olan fikirlerin çalınmasının da önüne geçilebilir.

Tedarikçi ile aramızda sözleşme imzalayamadığımız takdirde yapılacak en akıllıca hamle garanti altına almak istenilen konuları Alibaba üzerindeki “order”a not olarak eklemek olacaktır.

Burada dikkatli olunması gereken noktalardan biri tedarikçinin bize gönderdiği Sipariş Formu (PO-Purchase Order) ile sözleşmeyi karıştırmamaktır. Bizi yasal olarak koruyacak olan sipariş formu değil karşılıklı olarak imzalanmış ve kaşelenmiş bir anlaşmadır.

Sözleşme hazırlarken dikkat edilecek 13 Madde

Satış sözleşmesi nasıl hazırlanmalı konusu çok fazla araştırma ve dikkat gerektiren bir konu ancak genel hatları ile satış sözleşmesinin aşağıdaki maddeleri kapsamasına dikkat edilmeli:

  1. Materyal, tasarım, renk, ölçü ve ürünün diğer tüm özelliklerini açık bir şekilde belirtmesi,
  2. Ürün görseli, logo tasarımı ve renk örnekleri hatta renklerin pantone numaraları eklenebilir,
  3. Ürün fiyatı ve anlaşma şekli,
  4. Teslim süresi,
  5. Ürünlerin geç teslim edilmesi durumundaki yaptırımlar,
  6. Ödeme şekli,
  7. Kalite kontrol maddeleri,
  8. Fikri haklar,
  9. Tedarikçinin sözleşmede geçen maddelere uymaması durumunda uygulanacak olan yaptırımlar ve telafi etme şartları,
  10. Şirket yetkililerin imza ve kaşesi,
  11. Uyulması gereken Amazon etiketleme, paketleme ve lojistik gereklilikleri
  12. Ürünün satış yapılacak ülkede gümrükten geçebilmesi ve satışa sunulabilmesı için gereken sertifikasyon ve etiketleme gereklilikleri,
  13. Yeni kalıp hazırlanması gereken ürünler için sözleşmenin feshi durumunda kalıbın hangi tarafta kalacağına dair maddeler.

Satış Sözleşmesini kendimiz hazırlamak istemediğimiz takdirde, “sales contract”, “ihracat sözleşmesi”, “ithalat sözleşmesi” şeklinde Google ederek, sözleşme örnekleri ya da hazır olarak indirilebilen taslaklara ulaşabiliriz.

Sözleşmede belirtilmesi gereken Amazon FBA Kuralları

Ürün gönderiminde en dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de ürünlerin Amazon FBA deposuna kabul edilebilmesi için uyulması gereken barkod, paketleme ve palet gereklilikleridir. Bu maddeler önceden araştırılmalı, tedarikçi bilgilendirilmeli ve sözleşmeye eklenmeli.

Eğer üretici ile DDP olarak anlaşılmamış ise Amazonun lojistik gereklilikleri konusunda çalışılan nakliyeci firmanın da bilgilendirilmesi gerekecektir.

Ürünler yola çıktıktan sonra da nakliyeciden ya da DDP anlaşılan tedarikçiden konteyner numarası alındığı takdirde Track-Trace (https://www.track-trace.com/) gibi birçok siteden detaylı gönderi ve konteyner takibi yapılabiliyor. Amazon deposuna ulaştıktan sonra da yönetici (admin) panelinden gönderi statüsüne bakarak ürünlerimizin ne durumda olduğunu takip edebiliyoruz.